+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Performans için dengeli ve duzenli beslenen cocuk ile beslenmeyen cocugun gelisimi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Performans için dengeli ve duzenli beslenen cocuk ile beslenmeyen cocugun gelisimi









  2. Mine
    Devamlı Üye





    Performans için dengeli ve duzenli beslenen cocuk ile beslenmeyen cocugun gelisimi

    Dengeli ve düzenli beslenen çocuğun gelişimi normal şekilde seyreder sorunsuz obez ve kötü hastalıklardan uzak zeki bir ekilde mutlu bir hayat sürer yaşıtlarına göre daha zeki olur
    Zaten çağımızın hastalılığı olan obezite hayatı tehdit etmeye devam ediyor Şişmanlıkta en büyük neden fazla yemek yemedir. Ben hareket ediyorum nasıl olsa yiyebilirim gibi bir düşünce çok yanlıştır. Bir müddet sonra kilo alımı başlar. Çünkü kişi yaptığı işin ne kadar enerji kaybettirdiğini bilmemektedir.

    Şişmanlık, hareketsiz bir yaşam tarzından da kaynaklanmaktadır. Örneğin, devlet dairelerinde oturarak çalışan kişilerin, ağır ve yorucu bir işte çalışanlara göre kilolu olma ihtimali daha fazladır. Çünkü hareket eden de etmeyen de aynı miktarda besin almaktadır. Bu nedenle vücut dengesi bozulur. Televizyon karşısında saatlerce oturup abur cubur tarzı yiyecekleri yiyen kişilerin obez olma ihtimali daha fazladır.

    Psikolojik sorunlar, çok fazla yemek yemeye sebep olabilir. Anne ve baba arasındaki sorunlar veya ruhsal çöküntü içinde olanların yemek yeme isteği artabilir. Şişmanlık ve psikolojik etmenler arasında bir bağlantı olduğu kabul edilir.

    Kalıtsal (genetik) faktörlerin de şişmanlıkta önemli rol oynadığı gösterilmiştir. Yapılan araştırmalara göre anne ya da babası şişman olan çocuğun da şişman olma ihtimali yüzde 50'dir. Buna karşın ailesinde bu sorunu olmayan kişlerin çocuklarının, obez olması yüzde 8'lik bir ihtimaldir. Eğer hem anne hem baba şişmansa çocukta görülme ihtimali yüzde 80 gibi çok yüksek bir düzeydedir. Bu kalıtsal değişikliklerin yanında, ailenin beslenme şekli de şişmanlıkta rol oynamaktadır.

    Toplumda az görülmekle birlikte, hormonal ve metabolik bozukluk da şişmanlığa sebep olmaktadır. Kişinin metabolizması yavaşladığı için yediği yiyeceklerin bir kısmını depolar. Bunu depolarken yağ şekline çevirerek yapar. Bu da obezliğe sebep olur.

    Son yıllarda obezliğin artmasında önemli bir neden gelişen teknoloji ve endüstriyle birlikte fiziksel güç gerektirecek işlerin azalması ve makineleşmeye doğru giden iş gücüdür. Yaşam tarzı pasifleşmeye başlamıştır.





  3. Ziyaretçi
    aceba daha kısa bi açıklama warmı yhaaa??????




  4. Ziyaretçi

    Çocuklarda Sağlıklı ve Dengeli Beslenme

    ..Çocuklarda Beslenme: Anne babalar, genellikle çocuklarının iştahlı ve kilolu olmasını çocuklarının sağlıklı oldukları şeklinde yorumlarlar. Çocuklar için az ve yetersiz beslenme sağlık sorunları oluşturduğu gibi fazla ve dengesiz beslenmek de sağlıksızdır. Özellikle çocuklar gelişim çağında oldukları için beslenmelerine önem gösterilmeli; düzenli, yeterli ve dengeli beslendiklerinden emin olunmalıdır. Yetersiz beslenen çocuklarda zihinsel ve bedensel gelişim bozuklukları ve çeşitli sağlık sorunları meydana gelmektedir. Aşırı ve dengesiz beslenen kilolu çocuklarda ise ileride şişmanlık ve şeker hastalığı gibi sorunların görülme sıklığı daha fazladır. Çocuğun kilolu, normal ya da zayıf olduğunu söyleyebilmek için çocuğun yaşı ve boyu önemlidir. Ayrıca, her bebek kendine özgü bir gelişim grafiği izler. Bu nedenle, bebekleri kıyaslamak hatalı olacaktır. Bebeğin ve çocuğun gelişiminin sağlıklı olup olmadığını en iyi doktorunuz söyleyecek ve sizi yönlendirecektir..

    0-6 Aylık Bebeğin Beslenmesi: Doğumdan itibaren 6 aylık oluncaya kadar bebeğe sadece anne sütü verilmelidir. Anne sütü bebeğin bedensel ve zihinsel gelişimi için yeterli ve benzersiz olmasının yanında, bağışıklık sistemini de güçlendirdiği için bebeklerin hastalıklara yakalanma riskini azaltmaktadır. Bebeğin gelişimi ve kilo alımı normalse anne sütü yeterli geliyor demektir..


    6-9 Aylık Bebeğin Beslenmesi: 6. aydan itibaren anne sütü yeterli gelmeyecektir. Bu nedenle, anne sütü ana besin olmakla birlikte anne sütünü destekleyici olarak ek besinlere başlanmalıdır. Ek besinler önce az miktarda verilmeli, daha sonra öğünler halinde bebeğe yedirilmelidir. Tatlı, şekerli besinler, tuz ve süt çocuğa verilmemelidir. Sebze ve meyve püreleri, taze sıkılmış meyve suyu, günlük mayalanmış yoğurt, yumurta sarısı, muhallebi, tuzsuz peynir, ekmek gibi ek besinler bu aylarda bebeklere yedirilebilir. Bebeğin yetişkinlikteki damak zevkini oluşturan bu ek besinlerin oluşturacağı unutulmamalı ve abur cubur, çikolata gibi yiyeceklere alıştırılmamalıdır..

    9-12 Aylık Bebeğin Beslenmesi: Bu dönemde ek besinler artık asıl besin özelliği kazanmaya başlar ve bebekler büyüklerin yediği hemen hemen her şeyi az tuzlu ve az baharatlı olmak şartıyla püre halinde yiyebilir. Bebekler bu dönemde et yemeye başlayabilir. Hatta her gün en az bir öğünde etli ya da kıymalı bir yemek olması tavsiye edilir..

    1-5 Yaşındaki Çocuğun Beslenmesi: Bu dönemde anne sütü zamanla kesilir. En ideali 2 yaşına kadar emzirmektir. Çocuğun dengeli ve yeterli beslenmesine özen göstermeye devam edilmelidir. Dengeli beslenme için çocuğun yeterince vitamin, mineral, karbonhidrat, protein ve su aldığından emin olunmalıdır. Yetişkinlerde olduğu gibi, çocuklarda dengeli beslenme Sebze ve meyveler, süt ve süt ürünleri, baklagiller, et ve yumurta ile unlu ve nişastalı besinlerin yeterince ve dengeli olarak tüketilmesi ile sağlanır


  5. Ziyaretçi
    Bir zamanlar Hansel ve Gretel adında iki kardeş varmış Anneleri onlar daha bebekken ölmüş Odunca olan babaları, anneleri öldükten birkaç yıl sonra tekrar evlenmiş Oduncunun yeni karısı hali vakti yerinde bir aileden geliyormuş Ormanın kıyısında virane bir kulübede oturmaktan ve kıt kanaat yaşamaktan nefret ediyormuş Üstelik üvey çocuklarını da hiç sevmiyormuş.

    Hansel ve Gretel çok soğuk bir kış gecesi, yataklarına yatmış uyumaya hazırlanırken, üvey annelerinin babalarına, “Çok az yiyeceğimiz kaldı Eğer bu çocuklardan kurtulmazsak, hepimiz açlıktan öleceğiz,” dediğini duymuşlar

    Babaları bağırarak karşı çıkmış “Tartışmaya gerek yok,” demiş karısı “Ben kararımı verdim Yarın onları ormana götürüp bırakacağız”.

    “Endişe etme,” diyerek kardeşini teselli etmiş Hansel “Evin yolunu buluruz” O gece Hansel geç saatlerde gizlice dışarı çıkmış ve cebine bir sürü çakıl doldurmuş

    Sabah olunca, ailece ormana doğru yürümeye başlamışlar Yürürlerken Hansel cebindeki çakılları kimseye fark ettirmeden atıp, geçtikleri yolu işaretlemiş Öğle üzeri babalarıyla üvey anneleri onlar için bir ateş yakmışlar ve hemen geri döneceklerini söyleyip ormanın içinde yok olmuşlar Tabii geri dönmemişler.

    Kurtlar etraflarında ulurken tir tir titreyen Hansel ve Gretel ay doğana kadar ateşin yanından ayrılmamış.

    Sonra ay ışığında parlayan çakılları izleyerek hemen evin yolunu bulmuşlar Babaları onları görünce sevinçten havalar uçmuş Üvey anneleri de çok sevinmiş gibi davranmış ama aslında kararını değiştirmemiş Üç gün sonra onlardan kurtulmayı tekrar denemek istemiş Gece, çocukların odasının kapısını kilitlemiş Bu sefer Hansel’in çakıl toplamasına izin vermemiş Ama Hansel zeki bir çocukmuş Sabah ormana doğru yürürlerken, akşam yemeğinde cebine sakladığı kuru ekmeğin kırıntılarını yere saçıp arkasında bir iz bırakmış

    Öğleye doğru üvey anneleriyle babaları çocukları yine bırakıp gitmişler Onların geri dönmediklerini görünce, Hanse ve Gretel sabırla ayın doğup yollarını aydınlatmasını beklemişler Ama bu sefer geride bıraktıkları izi bulamamışlar Çünkü kuşlar bütün ekmek kırıntılarını yiyip bitirmişler.

    Bu defa çocuklar gerçekten de kaybolmuşlar Ormanda, üç gün üç gece, aç açına ve korkudan titreyerek dolanıp durmuşlar Üçüncü gün, bir ağacın dalında kar beyazı bir kuş görmüşler Kuş onlara güzel sesiyle şarkılar söylemiş Onlar da açlıklarını unutup kuşun peşine düşmüşler Kuş onları tuhaf bir evin önüne getirmiş Bu evin duvarları ekmekten, çatısı pastadan ve penceleri şekerdenmiş.

    Çocuklar tüm sıkıntılarını unutmuşlar ve eve doğru koşmuşlar Tam Hansel çatıdan, Gretel de pencereden bir parça yiyecekken içeriden bir ses duyulmuş: “Evimi kim kemiriyor bakiim?” Bir bakmışlar kapıda dünya tatlısı yaşlı bir teyze “Zavallıcıklarım benim,” demiş kadın, “girin içeri” Içeri girmişler ve hayatlarında hiç yemedikleri yiyecekleri yemişler O gece kuş tüyü yataklarda yatmışlar

    Fakat sabah her şey değişmiş Yaşlı kadın dikkatsiz çocukları tuzağa düşürmek için evini ekmek ve pastadan yapmış bir cadıymış meğer Hansel’i saçlarından tuttuğu gibi yataktan kaldırmış ve onu bir ahıra kilitlemiş Sonra da Gretel’i sürüye sürüye mutfağa götürmüş

    “Kardeşin bir deri bir kemik!” demiş cırtlak bir sesle “Ona yemekler pişir! Onu şişmanlat! Eti budu yerine gelince ağzıma layık bir yemek olacak! Ama sen hiçbir şey yemeyeceksin! Bütün yemekleri o yiyecek” Gretel ağlamış, ağlamış, ama çaresiz cadının söylediklerini yapmış

    Neyse ki Hansel’in aklı hâlâ başındaymış Gözleri pek iyi görmeyen cadıyı kandırmaya karar vermiş Cadı şişmanlayıp şişmanlamadığını anlamak için her sabah Hansel’in parmağını yokluyormuş Hansel de parmağı yerine bir tavuk kemiği uzatıyormuş ona “Yok, olmaz Yeterince şişman değil!” diye bağırıyormuş cadı Sonra da mutafa gidip Gretel’e daha fazla yemek yapmasını söylüyormuş.

    Bu böyle bir ay sürmüş Bir gün artık cadının sabrı taşmış “Şişman, zayaf fark etmez Bugün Hansel böreği yapacağım!” diye haykırmış Gretel’e “Fırına bak bakalım hamur kıvama gelmiş mi!” Korku içinde yaşamasına rağmen Gretel’in de Hansel gibi hâlâ aklı yerindeymiş Cadının onu fırına iteceğini anlamış

    “Başımı fırına sokamıyorum! Hamuru göremiyorum!” diye sızlanmış Cadı elinin tersiyle Gretel’i hızla kenara itmiş ve başını fırına sokmuş Gretel bütün gücünü toplayıp yaşlı cadıyı fırının içine itmiş, sonra da arkasından kapağı kapamış

    Hansel böylece kurtulmuş, ama hâlâ eve nasıl gideceklerini bilmiyorlarmış Tekrar ormana dalmışlar Bir süre sonra karşılarına bir dere çıkmış Bir ördek önce Hansel’i sonra da Gretel’i karşı kıyıya geçirmiş Çocuklar birden bulundukları yeri tanımışlar Hızla evlerine doğru koşmuşlar.

    Onları karşısında gören babaları çok mutlu olmuş Sevinç gözyaşları içinde, onları ormanda bıraktıktan kısa bir süre sonra o acımasız üvey annelerinin ailesinin yanına gittiğini söylemiş Yaptıkları için üzüntüden nasıl kahrolduğunu anlatmış.

    Babalarını bir sürpriz daha bekliyormuş Hansel ceplerinden, Gretel de önlüğünün cebinden cadının evinde buldukları altın ve elmasları çıkartmışlar Ailenin tüm sıkıntıları sona ermiş böylece O günden sonra da ömürlerini mutluluk içinde sürdürmüşler.



    yazan:züleyha


+ Yorum Gönder


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
dengeli ve düzenli beslenen ve beslenmeyen çocuğun arasındaki fark,  dengeli ve düzenli beslenen çocuk ile beslenmeyen çocuğun gelişimi,  dengeli ve düzenli beslenen ve beslenmeyen çocuğun gelişimi