+ Yorum Gönder
1. Sayfa 123 SonuncuSonuncu
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda 6 kişilik kısa komik skeç piyes oyun Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    6 kişilik kısa komik skeç piyes oyun









  2. HAYAT
    Devamlı Üye





    6 kişilik kısa komik skeç

    ÖĞRETMEN :Çocuklaar! Piknik sona erdi Hava kararmak üzere… Toparlanın okula yetişmeniz lazım
    ALİ :Biz hazırız öğretmenim
    ÖĞRETMEN : Haydi bakalım, geldiğimiz yoldan geriye dönüyoruz…
    VELİ : Öğretmenim şuraya bakın! Ne kadar güzel bir köşk burası…
    ÖĞRETMEN : Aaa! Gerçekteeen! Harika bir ev bu! Kimin acaba çocuklar?
    CAN : Bilmem… Ama keşke bu evin sahibinin oğlu olsaydım…
    ÖĞRETMEN :Niye?
    CAN : Niye mi? Baksanıza, boğaz manzaralı, yem yeşil bahçesi olan olağanüstü bir ev bu
    Kimbilir içinde neler neler vardır
    ÖĞRETMEN :Eğer sen bu evin sahibinin oğlu olsaydın neler yapardın?
    CAN : Sizleri evime davet ederdim
    ALİ : Öğretmenim ne olur şu evin bahçesine bir girelim
    ÖĞRETMEN :Niye, ama geç kalıyoruz çocuklar
    VELİ :Ne olur öğretmenim! Hemen geri çıkarız
    ÖĞRETMEN : İzinsiz olmaz Bir bakalım kim var içeride?
    ALİ : Öğretmenim bakın orada bir kadın var
    ÖĞRETMEN :Evet gördüm Heey! Bakar mısınız?
    BAKICI : Buyrun, ne istemiştiniz?
    ÖĞRETMEN : Şeey! Ben öğretmenim Bunlarda Gümüş İlköğretim Okulu öğrencileri Sınıfça buraya
    pikniğe gelmiştik Dönerken bu köşkü gördük Kime ait olduğunu merak ettik Bu köşk
    kimin acaba?
    BAKICI :Bu köşk ülkemizin en zengin insanına ait
    CAN : Öğretmenim orada bir çocuk var Tekerlekli sandalyede oturuyor
    BAKICI :Bir dakika onu buraya getireyim
    ALİ : Aa! Çocuk hasta galiba
    BAKICI : Bu çocuk da bu köşkün sahibinin oğlu Gördüğünüz gibi tekerlekli sandalyeye mahkum
    Bende onun bakıcısıyım
    ÖĞRETMEN :Yaa! Demek bu çocuk bu köşkün sahibinin oğlu ha Çocuklar! Az önce “Keşke bu
    köşkün sahibinin oğlu olsaydım” diyen kimdi?
    CAN :Şey bendim öğretmenim…
    ÖĞRETMEN :Şimdi ne düşünüyorsun?
    CAN : Şeey, ne diyeceğimi bilemiyorum…
    ÖĞRETMEN : Bakın çocuklar zenginlik sandığınız gibi mal ve varlık yönünden herşeye sahip olmak
    değildir Gerçek zenginlik gönülle olur Eğer gönlünüz huzur doluysa siz dünyanın en
    zengin insanısınız demektir..
    ALİ :Nasıl yani öğretmenim.
    VELİ : Gönlün huzur dolu olması ne demek öğretmenim
    CAN : Gerçek zenginlik nedir öğretmenim?
    ÖĞRETMEN : Çocuklar, sizler hepiniz aslında milyardersiniz Örneğin sen çocuğum, sana 100 milyar
    verseler gözlerini satarmısın?
    ALİ -Hayır, kesinlikle satmam Gözlerim olmadıktan sonra parayı ne yapayım?
    ÖĞRETMEN :Ya kalbini 100 milyara satar mısın?
    ALİ :Olur mu öğretmenim? Kalbim olmazsa ben nasıl yaşarım?.
    ÖĞRETMEN :Peki sana 500 milyar verseler bir ayağını satar mıydm?
    VELİ :Hayır…
    ÖĞRETMEN : Peki 500 milyara bir kolunu satar mısın?
    YELİ : Hayır…
    ÖĞRETMEN : Gördüğünüz gibi hiç biriniz milyarlarca paraya rağmen bir organınızı bile satmıyorsunuz Demek ki bu organlarınızın değeri çok çok fazla Örneğin çok çok zengin olan bir insan ölmek üzereyken, birazcık daha yaşamak için, bütün servetini vermeye razı olur Yani anlıyacağınız önemli olan sağlıktır Sağlık ve huzur! Nice insanlar vardır ki, servet içinde yüzüyorlar, ama mutsuzlar.!
    CAN :Teşekkür ediyorum öğretmenim Bana gerçek zenginliğin ne olduğunu gösterdiniz
    Demek ki ben çok çok zengin bir insanmışım
    (Cengiz Tan - Yürek Hikayeleri´nden Uyarlanmıştır)





  3. Ziyaretçi
    İLKYARDIM TRAJEDİSİ

    (iki kişi yolda yürür)

    1.kişi- hadi gel kahveye gidelim
    2.kişi- yok ya 2 gündür nöbetteyim eve gidip biraz dinlenecem
    (tam o esnada kaza olur ve oraya doğru bakarlar koşmaya başlarlar)
    Kazazede- yaşıyo muyum ben.yaşıyorum galiba.
    (herkes arabanın başına üşüşür. 8 kişi)
    1.kişi-duran arabaya fena çarptı
    3. kişi- yaşıyo mu adam
    4. kişi- bilmiyoruz ki
    5. kişi- hemen kurtaralım adamı (kurtarmak için girişirler)
    Kazazede- valla iyiyim ben yaşıyorum, kurtarmayın beni
    6. kişi- sıkışmıştır hemen çıkaralım
    1.kişi- sıkışmış herhalde kolundan tutun çekelim
    2. kişi- sıkışmış fena sıkışmış ( herkes iyice yüklenir)
    3. kişi- ben başından çekiyorum sen kollarından çek çek(herkes ön pencereden adamı çeker)
    Kazazede- ah ah ah ahhhhhhhhhhh
    (bağrışmalar çekişmeler)
    4. kişi- aaaa kapı açılıyorrrr(kapıyı açarken arabanın üstüne tırmananlar- kapıya çıkanlar adamı çekenler)
    5. kişi-çek çek geliyo geliyoooo
    (kazazede bir yandan ahhhhhhh lar, ayaklarından tutarak çıkarırar)
    6. kişi- tut tut tut
    2. kişi- tamama tuttum ( yaka paça adamı götürmeye başlarlar. Sokağın ortasına gelirler. Herkes bi tarafa çeker, her kafadan bir ses)
    3. kişi- yere yatır yere yatır
    (zar zor yere yatırırlar)
    4. kişi- kötü gözüküyo durumu
    1. kişi- nabzı atıyo mu acaba
    5. kişi- kolundadır kolundadır
    1. kişi- canım kolunda da kolun nesrinde, bi nabzını bulun çabuk( herkes nabız arar, 1. kişi adamın göbeğine oturur. Otururken boğazını sıkar.) bi dakka nabzını bulun nbzını
    Kazazede- bırakın beni yaşıyorum ben bırakın
    6. kişi- nanzını bulamadıysanız karnına bi bakın inip çıkıyo mu
    1. kişi- karnı şu anda tam altımda. Iıııı inip çıkmıyo galiba (kazazedenin kollarını spor yapar gibi çapraz götürüp getirir, derken kolunu kulağına götürür))
    -hah hah nabzı buldum, nabzı buldum..
    2. kişi- atıyo mu atıyo mu?
    1. kişi- bana biraz yavaş geliyo yav
    3. kişi- yüzüne bi iki vurim mi şok geçiriosa iyi gelir.
    1. kişi- gel gel gel ben yoruldum( der ve üstünden kafa tarafından çekilir, öteki oturur. Kazazedenin ellerinden tutarak tokat atar birkaç tane)
    Kazazede- ah ah ah
    4. kişi- yaşıyo ulan bu adam, hemen bi arabaya atıp hastaneye yetiştirmek lazım.
    5. kişi- iyi de araba nerde?
    4. kişi- ilerdeki taksi durağına götürelim, yüklenelim hadi (bağrışmalar içinde adamı ayaklarından biri tutar ve sırtına alır.)
    -tamam tamam hadi hadi, sesleri herkesten duyulur
    6. kişi- yavaş yavaş yavaş
    SIRTINA ALAN- ulan ne kadar ağırmış yav, gavur ölüsü gibi be
    1.kişi- yav yavaş kafasını asfalta süreceksin adamın
    2. kişi- böyle olmıycak bırak bırak (taşıyan sırtından yere atar)
    Kazazede- ah ah ah
    3. kişi- dört tarafından tutun dört tarafından
    4. kişi- hadi hadi çekin
    (herkes başka tarafa çeker.)
    Kazazede-ah ah ahhhh
    1.kişi- yav ne tarafa gidiyonuz
    2.kişi- yav taksi burdaya
    3.kişi- yav şu tarafta polis hastanesi var
    4.kişi- taksim ilk yardıma gidelim
    5. kişi- şişli etfal daha iyi değil mi yaaa
    6. kişi- abi burası daha yakın yaaa
    2.kişi- numuneye numuneye
    1.kişi- şişli şişli
    ( her kafadan bir ses)

    1.kişi- yav şunu yere bırakalım da biraz dinlenelim
    3. kişi- evet evet doğru (yere atarlar)
    4. kişi- kalp masajı yapalım
    (diğerleri ha ha derler anlamamış gibi)
    -kalp masajı yapalım
    1. kişi- ha evet kalp masajı yapalım hadi
    (1.kişi üstüne oturur, herkes elini adamın kalbine koyar.)
    --kaldırıyoruz haydi hop (hep beraber masaj yaparlar, kazazede bir yandan bağırır)
    (bir yandan kalp masajı yaparlar)
    5. kişi- yok yok yok bunun da faydası yok
    Kazazede- ya benim bi şeyimmm yokkkkk
    6. kişi- bana bak ben şuna bi hayat öpücüğü vereyim
    1. kişi-gel gel gel, çekilin
    (üstüne eğilir ve uzun bi öpücük verir)
    Kazazede- (adam çekildikten sonra tiksinerek tükürür ve hay ananı…
    2. kişi- sayıklıyo lan bu
    3. kişi- heeee ananı falan diyo
    4. kişi- en kutsal varlıklarımız analarımız, onları böyle zamanlarda hatırlamıycaz da ne zaman hatırlıycaz
    1.kişi- ayağını kaldırdı, kalkıyo bi şey söyliycek galiba
    Kazazede- (doğrulmaya çalışır, ağlamaklı bir sesle) tuh Allah cezanızı versin ( yere düşer ve can çekişir, ölür)
    5. kişi- anaaaaaaaaaaaa
    1. kişi- öldü lan herif
    6. kişi- vadesi bu kadarmış
    2. kişi- Allah rahmet eylesin
    3.kişi- Allah günahlarını affetsin
    Hep beraber- aaaaaminnnnn
    4. kişi- Allah taksiratını affetsin
    Hep beraber- aaaaaminnnnn
    1.kişi- Allah geride kalanlara sabır versin
    Hep beraber- aaaaaminnnnn
    5. kişi- nur içinde yatsın
    Hep beraber- aaaaaminnnnn
    1.kişi- biz elimizden geleni yaptık napalım
    Hep beraber- aaaaaminnnnn
    6. kişi- hadi dağılalım bari hadi
    (herkes birbirine “hadi hayırlı işler, hadi hayırlı günler” der ve dağılırlar)





  4. bLdZr1925
    Yeni Üye

    Acil Hasta


    Hasta insan modeli sedye içinde iki hasta bakıcı tarafından nani nani dîye ses çıkararak doktor odasına getirilir.

    Hasta sıra üzerine yatırılır. iki hemşire hastanın yanına gelerek.

    1 HEMŞIRE Hastanın durumu kötü görünüyor

    2. HEMŞIRE:
    Evet hemen doktor beye haber verelim.

    (ikinci hemşire haşlanın yanından ayrılarak doktora seslenir)

    2 HEMŞIRE: Doktor bey, doktor bey ‘ Acil hasta var!

    (Doktor gelerek kısa bir inceleme yapar)

    DOKTOR: Hastayı ameliyat edeceğiz hemen hazırlıkları yapın.

    HEMŞÎRE:Peki doktor hey.

    (iki hastabakıcı masa örtüsü î/e perdeleme yaparlar.doktor ameliyat için araç gereç isten

    DOKTOR: Hemşire hanım çekiç

    HEMŞ1RE
    ; Buyurun Doktor Bey

    DOKTOR : Takoz ve testere

    HEMŞIRE: Buyrun Doktor Bey

    (Alın.an malzemelerle çeşitli sesler çıkarılarak hastanın kesildiği izlenimi

    verilir. Doktor hastanın akciğerlerini alarak gösterir)

    DOKTOR :
    Gençliğinde çok sigara içmiş vah zavallı akciğerler fabrika bacası

    gibi olmuş, at çöpe gitsin. (Der, ciğerl eri çöpe atar.Bir hemşire kenarda çöp

    DOKTOR :
    Maaşallah maaşallah, mide değil ambar sanki içinde bir ben

    yokum ne bulduysa yemiş Bu mide iş yapmaz. Al çöpe gitsin. ( Der. mideyi çöpe atar. Karaciğeri a!ır , gösterir ) _

    DOKTOR :
    Vah karaciğer vah, senden organ bağışı bile olmaz/ ( Der, çöpe atar, kalbi eline alır. )

    DOKTOR :
    Bu kalp kan yerine alkol pompalamış, pompalamaktan yorulmuş iş yapmaz al çöpe gitsin. Der çöpe atar. bağırsakları gösterir )

    DOKTOR :
    Şu bağır sak! arın haline bakın. Kördüğüm olmuşlar. Bu bağırsaklardan kokoreç bile olmaz. At çöpe gitsin (der çöpe atar,sonunda hastayı iki eliyle havaya kaldırarak )

    DOKTOR . Bu adam fazla bile yaşamış .At çöpe gitsin {der adamı çöp kovasına atarlar Kova sedyeye konulur hasta bakıcılar nani nani diye bağırarak oradan uzaklaşırlar.

    OYUNCULAR

    2 Hasta bakıcı : Önlük

    2 Hemşire : Beyaz etek yada pantolon , beyaz gömlek .kep
    Doktor : Beyaz gömlek . steteskop gözlük


  5. HARBİKIZ
    Moderator
    4 kişilik hemde eski hikayelerden derlenmiş bir skeç



    ÖĞRETMEN :Çocuklaar! Piknik sona erdi. Hava kararmak üzere Toparlanın okula yetişmeniz lazım.
    ALİ :Biz hazırız öğretmenim.
    ÖĞRETMEN :Haydi bakalım, geldiğimiz yoldan geriye dönüyoruz
    VELİ :Öğretmenim şuraya bakın! Ne kadar güzel bir köşk burası
    ÖĞRETMEN :Aaa! Gerçekteeen! Harika bir ev bu! Kimin acaba çocuklar?
    CAN :Bilmem. Ama keşke bu evin sahibinin oğlu olsaydım
    ÖĞRETMEN :Niye?
    CAN :Niye mi? Baksanıza, boğaz manzaralı, yem yeşil bahçesi olan olağanüstü bir ev bu.
    Kimbilir içinde neler neler vardır.
    ÖĞRETMEN :Eğer sen bu evin sahibinin oğlu olsaydın neler yapardın?
    CAN : Sizleri evime davet ederdim.
    ALİ : Öğretmenim ne olur şu evin bahçesine bir girelim.
    ÖĞRETMEN :Niye, ama geç kalıyoruz çocuklar.
    VELİ :Ne olur öğretmenim! Hemen geri çıkarız.
    ÖĞRETMEN : İzinsiz olmaz. Bir bakalım kim var içeride?
    ALİ : Öğretmenim bakın orada bir kadın var.
    ÖĞRETMEN :Evet gördüm. Heey! Bakar mısınız?
    BAKICI :Buyrun, ne istemiştiniz?
    ÖĞRETMEN :Şeey! Ben öğretmenim. Bunlarda Gümüş İlköğretim Okulu öğrencileri. Sınıfça buraya
    pikniğe gelmiştik. Dönerken bu köşkü gördük. Kime ait olduğunu merak ettik. Bu köşk
    kimin acaba?
    BAKICI :Bu köşk ülkemizin en zengin insanına ait.
    CAN : Öğretmenim orada bir çocuk var. Tekerlekli sandalyede oturuyor.
    BAKICI :Bir dakika onu buraya getireyim.
    ALİ : Aa! Çocuk hasta galiba.
    BAKICI :Bu çocuk da bu köşkün sahibinin oğlu. Gördüğünüz gibi tekerlekli sandalyeye mahkum.
    Bende onun bakıcısıyım.
    ÖĞRETMEN :Yaa! Demek bu çocuk bu köşkün sahibinin oğlu ha.. Çocuklar! Az önce "Keşke bu
    köşkün sahibinin oğlu olsaydım." diyen kimdi?
    CAN :Şey bendim öğretmenim
    ÖĞRETMEN :Şimdi ne düşünüyorsun?
    CAN :Şeey, ne diyeceğimi bilemiyorum
    ÖĞRETMEN :Bakın çocuklar zenginlik sandığınız gibi mal ve varlık yönünden herşeye sahip olmak
    değildir. Gerçek zenginlik gönülle olur. Eğer gönlünüz huzur doluysa siz dünyanın en
    zengin insanısınız demektir.
    ALİ :Nasıl yani öğretmenim.
    VELİ : Gönlün huzur dolu olması ne demek öğretmenim.
    CAN : Gerçek zenginlik nedir öğretmenim?
    ÖĞRETMEN : Çocuklar, sizler hepiniz aslında milyardersiniz. Örneğin sen çocuğum, sana 100 milyar
    verseler gözlerini satarmısın?
    ALİ .-Hayır, kesinlikle satmam. Gözlerim olmadıktan sonra parayı ne yapayım?
    ÖĞRETMEN :Ya kalbini 100 milyara satar mısın?
    ALİ :Olur mu öğretmenim? Kalbim olmazsa ben nasıl yaşarım?
    ÖĞRETMEN :Peki sana 500 milyar verseler bir ayağını satar mıydm?
    VELİ :Hayır
    ÖĞRETMEN :Peki 500 milyara bir kolunu satar mısın?
    YELİ :Hayır
    ÖĞRETMEN : Gördüğünüz gibi hiç biriniz milyarlarca paraya rağmen bir organınızı bile satmıyorsunuz. Demek ki bu organlarınızın değeri çok çok fazla. Örneğin çok çok zengin olan bir insan ölmek üzereyken, birazcık daha yaşamak için, bütün servetini vermeye razı olur. Yani anlıyacağınız önemli olan sağlıktır. Sağlık ve huzur! Nice insanlar vardır ki, servet içinde yüzüyorlar, ama mutsuzlar!
    CAN :Teşekkür ediyorum öğretmenim. Bana gerçek zenginliğin ne olduğunu gösterdiniz.
    Demek ki ben çok çok zengin bir insanmışım.
    (Cengiz Tan - Yürek Hikayeleri´nden Uyarlanmıştır.)

  6. Meganus
    Üye
    PAŞA :FirdevsBacı!
    FİRDEVS BACI : Buyrun efendim.
    PAŞA : Herkese söyle,saat 10´da salonda hazır bulunsunlar!
    FİRDEVS BACI :Başüstüne efendim.
    PAŞA . : Unutma çok önemli!
    FİRDEVS BACI : Unutmam efendim.
    (Ev halkı gelir)
    PAŞA : Oturun, ayakta kalmayın.Şimdi beni iyi dinleyin. Hepimiz bir tabancam olduğunu bilirsiniz. Her zaman çekmecemde durur.
    EV HALKI : Biliyoruz Paşa Hazretleri!
    PAŞA : Bu sabah tütün tabakamı almak istediğimde tabancam yerinde yoktu.Ev boş kalmadığına göre ve hırsız giremiyeceğine göre mutlaka biriniz aldınız.
    EV HALKİ : Estağfirullah paşa hazretleri!
    PAŞA : Susun! Bu evden ve sizden ben sorumluyum. Bir cahillik etmenizden korkuyorum.Ben sağ oldukça kimse kılınıza bile dokunamaz.Allah büyüktür.Bu günler de geçer.Karanlık gecelerin sabahı yakındır.
    EV HALKI : İnşallah paşa hazretleri!
    PAŞA : Zeynel Çavuş sen mi aldın?
    ZEYNEL ÇVŞ. : Paşam, eski bir asker olarak hemen belirteyim ki, eğer tabancayı ben almış olsaydım, hiç çekinmeden söylerdim.
    PAŞA :Ya sen Firdevs bacı, sakın sen almış olmayasın?
    FİRDEVS BACI :Niye alayım ki paşam?
    PAŞA :Hemen alınma öyle! Hani demez miydin "Bu düşman askerlerini bir kaşık suda boğasım geliyor. Bunların ne işi var vatanımızda?" diye?
    FİRDEVS BACI :Paşam, paşam, elbette öldüresim geliyor.eğer iş bana kadar düşerse cephedeki nişanlımdan geri kalmam.Fakat yemin ederim ki ben almadım.
    PAŞA :Peki, peki sana inanıyorum. Sen işinin başına dönebilirsin.Bırak ağlamayı! Betül kızım, bak gelinimsin.Şehit kocanın hatırı için doğruyu söyle.Sen mi aldın tabancayı?
    BETÜL : Paşa Hazretleri, hani geçen akşam kapı çalınmıştı ya
    PAŞA : Evet.
    BETÜL : Düşman subayları kapıya dayanmıştı ya
    PAŞA : Eee
    BETÜL : Konağı boşaltmamızı istemişlerdi hani
    PAŞA : İyi ama daha sonra vaz geçmişlerdi.
    BETÜL : Biliyorum. Ama ben sokaklarımızı pis çizmeleriyle kirleten düşmanların evimize göz dikmeleri yüzünden üstlerine bütün kurşunları boşaltmayı düşünmüştüm.
    PAŞA :Ve bunun için aldm silahı öyle mi?
    BETÜL : Hayır Paşa hazretleri! Alacaktım ama yerinde yoktu.Benden önce birisi almış.
    PAŞA :Allah aşkına kim aldı öyleyse?Kızlarım, sadece siz kaldınız.Hadi getirin şu silahı!
    KIZLAR : Biz mi?
    PAŞA :Tabii ki siz.Başka kim kaldı?Hadi utanmayın, inanın affedeceğim.
    BÜYÜK KIZ : Fakat baba ben almadım. KÜÇÜK KIZ : Ben de!
    PAŞA : Tepemi attırmayın.Güzellikle getirin şunu çabuk!
    KIZLAR : Seni nasıl inandırabiliriz?
    PAŞA : Tabancayı getirmekle
    KIZLAR : Ama biz almadık ki
    PAŞA : Hanım, ne dersin sen bu işe?
    HANIM : Vallahi Paşam, benim de aklım karıştı.Alsalardı açık verirlerdi.
    PAŞA : Yahu herkes sorguya çekildi mi?
    HANIM : Tabi bey, hepimiz buradayız.
    PAŞA : Tabi ya, nasıl da unutmuşum.Şimdi hatırladım.
    HANIM : Gördün mü bey, herkesin boş yere günahını aldın.Demek tabancayı koyduğun yeri hatırladın.
    PAŞA : Hanım, hanım! Yine mı bana "unutkan"dıyorsun7
    HANIM : Canım sen demedin mi ´hatırladım"diye?
    PAŞA : Dedim ama sandığın gibi değil!
    HANIM : Yaa!
    PAŞA . : Herkes salonda toplansın dememiş miydim?
    HANIM : Demiştin.
    PAŞA : Peki sevgili torunum niye gelmedi?
    HANIM : Ne? Şimdi de el kadar çocuğa mı iftira ediyorsun?
    PAŞA : Göreceğiz, çabuk çağır gelsin!
    HANIM : Tamam tamam, sakin ol.Şimdi çağırırım.
    PAŞA : Sizler gidebilirsiniz.
    FAZIL : Bir şey mi var dedeciğim? Beni istemişsiniz.
    PAŞA : Hanım, sen de çıkabilirsin.
    FAZIL : Dedeciğim, neden dik dik bakıyorsun?
    PAŞA : Gel yanıma şöyle. Nasılsın bakalım?
    FAZIL : Babama ve ordumuza duacıyım dedeciğim.
    PAŞA : Aferin sana. Bak oğlum, sonunda İstanbul işgal edildi.
    FAZIL : Defolup gitsinler!
    PAŞA : Merak etme geldikleri gibi gidecekler zaten.
    FAZIL : Ne zaman?
    PAŞA : Her şeyin zamanı var oğlum. Hele bir Anadolu kurtulsun.Ondan sonra inşallah.
    FAZIL : İnşallah dedeciğim.
    PAŞA : Fazıl!
    FAZIL : Buyur dede.
    PAŞA : Tabancamı sen mi aldın?
    FAZIL : Şey,neden alayım ki?
    PAŞA : Ne bileyim, baban gibi şehit olmak isterdin hep.
    FAZIL : İsterim tabi!
    PAŞA : Bunun için silah gerekmez mi?
    FAZIL : E-e-evet!
    PAŞA : Tabancamı sen aldın değil mi?
    FAZIL : Evet!
    PAŞA : Hala getirmeyecek misin şu tabancayı?
    FAZIL : Ama dedeciğim, ben onunla düşmanları vuracaktım!
    PAŞA : Aslan oğlum benim. Sen henüz küçüksün. Önünde vatana hizmet edecek uzun yıllar var. Kuvayı milliye boş durmuyor. Adım adım zafere gidiyoruz. Sabırlı olmalıyız. Bütün Anadolu, başlarında Mustafa Kemal ile şahlandı.
    FAZIL : İyi ama dedeciğim, onlar koştururken biz burada eli kolu bağlı
    PAŞA : Oğlum, İstanbul da boş durmuyor. Burada herkesin kalbi Anadolu için atıyor. Hadi artık ağlamayı bırak.
    FAZIL : Peki dedeciğim.
    PAŞA : Aferin sana. Hadi şimdi getir tabancayı
    (Sızıntı Dergisi´nden Uyarlanmıştır.)

  7. bLdZr1925
    Yeni Üye
    MİLLET MALI

    KOMUTAN : Hey, durun bakalım.
    GELİN : Buyur kumandan.
    KOMUTAN : Ne yapıyorsunuz burada?
    GELİN : Cepheye, Türk ordusuna cephane taşıyoruz..
    KOMUTAN : Allah emeğinizi zayi etmesin bacım, sizin hakkınızı bu millet nasıl öder?
    GELİN : Şu düşmanı yurdumuzdan bir atalım da kumandan,boş ver sen bizim hakkımızı..
    KOMUTAN : İnşallah bacım, bu düşmanın hepsini atacağız yurttan. Söyle bakalım, sen kaç yaşındasın?
    GELİN : Şeeey, 18 yaşındayım.
    KOMUTAN : Allah´ım, görüyorsun, genciyle yaşlısıyla, çocuğuyla kadınıyla hepimiz seferber olduk. Sen bizi muzaffer kıl..
    GELİN : Amiiin..
    KOMUTAN : Bacım, bu yaşlı teyze kim?
    GELİN : O benim ninem. Oğlunun biri savaşta şehit oldu.
    KOMUTAN : Peki şu oturan delikanlı niye bize hiç bakmıyor?
    ANA : O benim oğlum evladım. Abisi savaşta şehit oldu.
    KOMUTAN : Niye bize ilgi göstermiyor, yoksa bizi küçük mü görüyor?
    ANA : Estağfurullah evladım, olur mu öyle şey?
    KOMUTAN : Peki niye ayağa kalkmıyor da öyle gururla kurulmuş oturuyor
    ANA : Gururundan değil evladım, o da abisi gibi savaşa gitmişti, ama bir bacağını kaybetti cephede.. Ayağı iyileşir iyileşmez hemen tekrar cepheye gidip savaşmak istedi.Ama almadılar onu askere "bir bacağı takma" diyerek KOMUTAN :Yaaaa.
    ANA : Şu 18 yaşında olduğunu söyleyen taze gelin ve kucağındaki bebek de onun
    KOMUTAN : Niye konuşmuyor, dilsiz mi yoksa?
    ANA : Hayır dilsiz değil. Kunuşabilyor. Ama vatanımız düşman işgalindeyken askere alınmamak ona öyle ağır geldi ki o gün bu gündür tek kelime etmedi kimseye
    KOMUTAN : Dur bakalım nine. Bir konuşalım bu Anadolu aslanıyla.
    ANA : Boşuna yorma kendini evladım. Selamını bile almaz kimsenin.
    KOMUTAN : Delikanlı, duyduğuma göre savaşta bir bacağını vatan uğruna vermişsin. Adın ne senin?
    DELİKANLI :
    KOMUTAN : Bu ne haldir bre! Sen ne biçim askersin ki, karşında bir Türk komutanı var ve sen kılını dahi kıpırdatmadan oturuyorsun. Kalk ayağa !
    DELİKANLI :
    KOMUTAN : Bak yiğidim. Acını anlıyorum. Hangi Türk istemez ki bu zor zamanda cephede olmayı? Hangi Anadolu delikanlısı düşmana karşı şehitlik sevdasıyla coşmasın? Seni anlıyorum. Haklısın. Üzülmekte haklısın. Ama
    yanıldığın bir şey var. ASLAN YARALI DA OLSA ASLANDIR Bu topal halinle hiçbir işe yaramadığını sanıyorsun. Yanılıyorsun. Koşamasan da ata binebilirsin. Haydi kalk. Cepheye gidiyoruz.
    DELİKANLI : Doğru mu? Bu söylediklerin doğru mu kumandanım? Sahiden beni yeniden cepheye götürecek misin? KOMUTAN : Evet, sana, senin gibi bir kahramana çok ihtiyacımız olacak.
    DELİKANLI : Bu topal halimle mi?
    KOMUTAN : Bir ayağın yok ama kanatların var ya Bu yiğidi ata bindirin. Benim tüfeğimi de verin eline. Toparlanın gidiyoruz. Sağlıcakla kalın nine.
    DELİKANLI : Şükürler olsun Allah´ım sana şükürler olsun. Ana , ana kal sağlıcakla. Sen., sen de yavruma iyi bak köylü kızı. Ona babasının ve amcasının nasıl bir asker olduğunu anlat birgün Sen de hakkını helal et. Ben artık komutanımla gidiyorum.
    ANA : Uğurlar osun evladım.
    GELİN : Gittiler ana. Haydi biz de yola koyulalım.
    ANA : Doğru, yola koyulalım artık. Ama bu bulutlar da ne! Kızım yağmur yağacak. Cephaneler ıslanacak şimdi. Ne yapacağız? Yanımızda bir örtü de yok
    GELİN : Dur nine!
    ANA : Kızım ne yapıyorsun? Bebeğin üstündeki örtüyü niye çıkarıyorsun? Hava soğuk! Üşütecek, hasta olacak zavallı
    GELİN : Bebeğin örtüsünü cephanenin üstüne örteceğim.
    ANA : Ama bebek? Ya hasta olur, ölürse
    GELİN : Nine, nine! Bebek, benim bebeğim. Ama bu cephane millet malıdır. Ne yapayım ölürse! Vatan sağolsun!

  8. Ziyaretçi
    5 kişilik komik bir tiyatro ya da skeç istiyorum perşembe günü oynamamız lazım:( lütfen çabuk yazınnnnnnnnnnnn

  9. Ziyaretçi
    lütfen kızlıerkekli bi skeç olmalı acele 2gün sonra oynicaz

  10. Ziyaretçi
    İMAMBAYILDI

    OYNAYANLAR:Evin Hanımı,Evin Hizmetçisi,İmam
    HANIM-(Süslenmedeki son rötuşlarını tamamlar, üstüne tekrar bakar ve elindeki zili çalar) Kızım ,Ayşe gel bakiyim buraya
    HİZMETCİ KIZ-(Koşarak gelir) Buyurun hanımım
    HANIM-Ben çarşıya gidiyorum Sen etrafı sil süpür sonra da akşam yemeği için bize imambayıldı yapEvin beyi de çok beğenir bilirsin
    HİZMETCİ KIZ-Peki hanımım
    HANIM-Haydi hoş çakal
    (Hanım çıkar kız kendi kendine konuşur)
    HİZMETCİ KIZ-İmambayıldı, ha nasıl olacak ki Hah buldum(telefonu alır ve konuşur)
    Alo İmam Efendi ben Ayşe Sare Nur Hanımefendinin hizmetçisiyim Hanımım sizi bir kahve içimlik bizim eve bekliyor Gelebilir misiniz? Peki efendim bekliyoruz(telefonu kapatır)

    (Kapı çalar imam gelir)
    İMAM-Selamın aleyküm kızım
    HİZMETCİ KIZ-Hoş geldiniz efendim (elini öper)
    Hizmetçi onu içeri buyur eder ve oturması için yer gösterir
    HİZMETCİ KIZ- Buyurun efendim hanımım az sonra gelecekler
    Ben kahvenizi getireyim(çıkar)
    Tekrar elinde kahve ile gelir)
    İMAM – Sağol kızım ellerine sağlık (Kahveyi içer tabağı yerdeki masaya koyar tam bu sırada hizmetli kız arkasından tava ile kafasına vurur ve onu bayıltır)
    İşte imam bayıldı(onu mutfağa sürükler,zil çalar)
    HİZMETCİ KIZ-Buyurun hanımım alıyım (üstündeki mantoyu alır)Çok yorulmuş olmalısınız
    HANIM-—Merhaba Ayşe Evet çok yoruldum
    Her şey tamam mı (oturur)Çok açıktım imam bayıldı yaptın mı?
    HİZMETCİ KIZ Evet hanımım
    Evin hanımı—Tabağa koy getir tadına bakayım
    HİZMETCİ KIZ- Tabağa sığmaz hanımım
    HANIM--Tepsiye koy o zaman
    HİZMETCİ KIZ -Tepsiye de sığmaz hanımım
    HANIM---Dur bakalım sen nasıl imambayıldı yaptın(gider bayılmış imamı görürü)A Aaa imamı bayıltmışsınAma ben yemeğini istemiştim kızım



+ Yorum Gönder
1. Sayfa 123 SonuncuSonuncu


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
6 kişilik skeçler,  piyes oyunları,  6 kişilik kısa komik skeçler,  kısa komik skeçler 6 kişilik